All-appAll-app
Ara
My Supermarket: Store Manager

My Supermarket: Store Manager

XGame Global

4,5
3.00 Değerlendirme
50.00K
İndirmeler
Free
Fiyat
Reklamlar

Ekran Görüntüleri

My Supermarket: Store Manager 1
My Supermarket: Store Manager 2
My Supermarket: Store Manager 3
My Supermarket: Store Manager 4
My Supermarket: Store Manager 5
My Supermarket: Store Manager 6
My Supermarket: Store Manager 7
My Supermarket: Store Manager 8

My Supermarket: Store Manager Artıları ve Eksileri

Artıları

  • Raf ve kasa düzenini istediğiniz gibi planlayarak mağazayı özelleştirebilirsiniz.
  • Kısa oyun oturumlarına uygun; ilerleme sistemi hızlıca ödül kazandırıyor.
  • Basit kontrolleri sayesinde her yaştan oyuncu kolayca alışabiliyor.
  • Mağaza büyüdükçe yeni ürünler ve geliştirmeler açılması motivasyon sağlıyor.
  • Renkli grafikler ve sevimli tasarımlar oynanışı daha keyifli hale getiriyor.

Eksileri

  • İlerleyen bölümlerde yükseltmeler için gereken kaynakları toplamak uzun sürebiliyor.
  • Bazı görevler ve mağaza süreçleri bir süre sonra kendini tekrar ediyor.
  • Reklam izleme seçenekleri ilerlemeyi hızlandırmak için sıkça karşınıza çıkabiliyor.
  • İnternet bağlantısı olmadan bazı özelliklere erişim sınırlanabiliyor.
  • Küçük ekranlarda raf ve müşteri etkileşimlerini yönetmek zorlaşabiliyor.
Reklamlar

Analiz eden All-app

Bir marketi yönetme fikri ilk bakışta basit görünüyor; fakat My Supermarket: Store Manager bu fikri üç boyutlu bir ortamda raf düzeni, ürün seçimi ve büyüme kararlarıyla daha elle tutulur hâle getiriyor. Benim ilk izlenimim, oyunun büyük ve karmaşık sistemlerle oyuncuyu yormak yerine, marketin adım adım gelişmesini izleme hissine odaklandığı yönünde oldu. Rafları boş bırakmamak, ürünleri doğru yerlere yerleştirmek ve mağazayı daha işlevsel bir hâle getirmek, kısa oyun seanslarında bile anlaşılır bir amaç veriyor.

Bu yapım, XGame Global tarafından geliştirilen, Android için hazırlanmış ücretsiz bir rol yapma oyunu. Ücretsiz olması erişim açısından avantaj sağlıyor; ancak oyun içindeki öğelerin fiyat aralığı ₺114,99 ile ₺849,99 arasında değişiyor. Bu yüzden oyuna para harcamadan ilerlemek isteyenlerle, gelişimi hızlandırmak isteyen oyuncuların deneyimi aynı olmayabilir. Benim tavsiyem, ilk aşamada satın alma yapmadan birkaç oyun döngüsünü görmek ve ilerlemenin size yeterince keyif verip vermediğini anlamak.

İlk denemede beklentiyi doğru kurmak

Oyuna başlamadan önce kendime sorduğum en yararlı soru şuydu: Marketin düzenini kurcalamak mı istiyorum, yoksa her oturumda yeni bir olay ve yoğun karar mı arıyorum? İlk beklenti size daha yakınsa bu yapımın temel döngüsü anlamlı gelebilir. İkincisi ağır basıyorsa, sade başlangıcın bir süre sonra tekrarlı hissettirebileceğini hesaba katın. Bu ayrım, ücretsiz bir oyunda zamanınızı ve varsa harcama kararınızı daha bilinçli kullanmanızı sağlar.

Bir marketi toparlamanın küçük bir planlama tarafı da var: Önce mağazayı gözden geçirmek, sonra alışverişe karar vermek, ardından yerleşimi kontrol etmek. Bu sırayı izlemek, her seferinde yalnızca yeni ürün eklemekten daha tatmin edici olabilir. Özellikle kısa oturumlarda, “bugün şu boş alanı değerlendireceğim” gibi tek bir hedef koymak, oyunu açıp ne yapacağınızı düşünerek vakit kaybetmenizi önler.

Market fikrinin ilk dakikalarda verdiği his

Oyunun en güçlü başlangıç noktası, soyut bir menü yerine gözünüzün önünde gelişen bir mağaza hissi vermesi. Bir ürünün listede görünmesiyle yetinmek yerine, onu raf düzeninin bir parçası olarak düşünüyorsunuz. Bu küçük fark, sıradan bir kaynak yönetimi ekranından daha somut bir deneyim yaratıyor. Ben oynarken en çok, mağazanın dağınık veya eksik hâlinden daha düzenli bir işletmeye dönüşmesini takip etmekten hoşlandım.

Reklamlar

Bu tür oyunlarda ilk izlenim genellikle iki uçtan birine gider: Ya çok fazla seçenek oyuncuyu boğar ya da birkaç dakikada yapılacak her şey tükenir. My Supermarket: Store Manager başlangıçta daha sakin bir tempo seçiyor. Bu, oyunu ilk kez deneyenler için iyi; çünkü ürün alma, rafları düzenleme ve işletmeyi büyütme fikri birbirinden kopuk görünmüyor. Öte yandan, sürekli yoğun karar almak isteyen oyuncular için ilk bölüm biraz fazla kontrollü hissedilebilir.

Oyunun mağaza temasını rol yapma kategorisiyle birleştirmesi de önemli. Buradaki rol yapma tarafını karakter odaklı uzun bir hikâyeden çok, işletme sahibinin kararlarını üstlenmek şeklinde algıladım. Yani ilerleme, bir kahramanın macerasından ziyade marketin durumunda görülüyor. Bu yaklaşım, yönetim oyunlarını seven ama karmaşık ekonomi tablolarına girmek istemeyen kişiler için daha erişilebilir bir kapı açıyor.

Haber Masamızdan Daha Fazlası

PEGI 3 yaş derecesi de bu sade başlangıçla uyumlu. Oyunun temel fikri, aile içinde anlaşılması kolay bir işletme kurma deneyimi sunuyor. Küçük yaştaki oyuncular için bile raf, ürün ve mağaza kavramları tanıdık olduğundan, oyunun görsel amacı hızlıca kavranabiliyor. Yine de satın alma seçenekleri bulunduğu için, çocukların oynadığı cihazlarda harcama kontrolünü yetişkinlerin yönetmesi mantıklı olur.

Görsel dil, marketi yalnızca bir menü olmaktan çıkarıyor

Üç boyutlu sunumun değerini sadece daha güzel görünmesinde aramıyorum. Bu perspektif, rafların ve ürünlerin mekândaki konumunu anlamayı kolaylaştırıyor. Bir marketi yönetirken “ne kadar ürünüm var?” sorusu kadar “bu ürün nerede duruyor?” sorusu da önem kazanıyor. Görsel düzen, bu ikinci soruyu daha anlaşılır hâle getiriyor ve mağazanın gelişimini yalnızca sayılarla değil, mekânla da takip etmenizi sağlıyor.

Burada sanat yönetiminin en başarılı yanı, market temasını gereksiz biçimde dramatikleştirmemesi. Oyun, oyuncuyu karanlık veya yoğun bir dünyaya çekmeye çalışmıyor; bunun yerine düzen, erişilebilirlik ve büyüme duygusunu öne çıkarıyor. Bu nedenle kısa süreli bir mola sırasında açıldığında bile atmosferi hızlı kavranıyor. Benim için bu, özellikle telefonda oynanan yönetim oyunlarında önemli bir artı.

Reklamlar

Mağaza düzenini yalnızca estetik bir uğraş olarak görmek eksik olur. Rafların yerleşimi, oyuncunun marketi nasıl algıladığını değiştiriyor. Bir alanın boş kalması, işletmenin henüz gelişmediğini hissettirirken, ürünlerle dolan bölümler ilerlemenin görsel kanıtına dönüşüyor. Bu yüzden size önerim, her yeni ürünü hemen yerleştirmek yerine mağazanın genel akışını göz önünde bulundurmanız. Görünüşte küçük olan bu tercih, marketin daha derli toplu hissettirmesine yardımcı oluyor.

Bir başka pratik nokta da şu: Oyunu yalnızca satın alma ekranlarına bakarak oynamak, üç boyutlu ortamın sunduğu avantajı azaltır. Ben daha iyi sonuç almak için önce mağazanın boş veya yoğun kalan bölümlerini gözden geçirip sonra ürün kararına geçmeyi tercih ettim. Böylece büyüme kararı, rastgele bir alışverişten çok mevcut alanı değerlendiren bir plana dönüşüyor.

Ses ve tempo, sakin işletme havasını destekliyor

Bu oyunun ruh hâli, yüksek gerilimli bir rekabetten çok sakin bir işletme rutini üzerine kuruluyor. Marketi toparlamak, ürünleri yerleştirmek ve gelişimi izlemek arasında yumuşak bir geçiş var. Bu nedenle oyunu, uzun süre kesintisiz oynamaktan ziyade gün içinde kısa aralıklarla açmak daha doğal geliyor. Benim deneyimimde, birkaç dakikalık kontrol seansları bile ilerleme hissini koruyabiliyordu.

Ses tasarımı ve genel ritim, bu sakinliği desteklediği ölçüde işe yarıyor. Oyunun temel eylemleri hızlı refleks istemediği için seslerin görevi heyecan yaratmaktan çok yapılan işlemleri tamamlanmış hissettirmek. Böyle bir yaklaşım market temasına uyuyor; çünkü gerçek bir mağazayı yönetme fikri de sürekli aksiyon yerine tekrar eden ama anlamlı küçük kararlar üzerinden ilerliyor.

Bu ritmin olumlu tarafı, oyunun yorucu olmaması. Gün içinde kısa bir boşluk bulduğumda, karmaşık bir görevi hatırlamak veya uzun bir hikâye bölümüne hazırlanmak zorunda kalmadan markete dönebiliyorum. Ancak aynı özellik, sürekli sürpriz ve yüksek tempo bekleyen oyuncular için zayıflık olabilir. Eğer bir oyundan aralıksız mücadele, hızlı görev değişimleri veya güçlü dramatik dönüşler bekliyorsanız, bu yapımın kontrollü akışı size yavaş gelebilir.

Reklamlar

Ben oyunun temposunu daha verimli kullanmak için seansları küçük hedeflere bölmeyi öneririm. Örneğin tek oturumda bütün mağazayı değiştirmeye çalışmak yerine önce raf düzenini, sonra ürün çeşitliliğini, ardından büyüme kararını ele almak daha rahat. Bu yöntem, ilerlemenin dağınık görünmesini önlüyor ve her açışta tamamlanabilir bir amaç sağlıyor.

Raf düzeni ile büyüme kararları birbirini tamamlıyor

Oyunun oynanış omurgası, ürün satın almak, bunları raflara yerleştirmek ve işletmeyi büyütmek üzerine kuruluyor. Store açıklamasındaki temel fikir bu olsa da, oynarken bunun üç ayrı eylem değil, tek bir döngü olduğunu fark ediyorsunuz. Ürün almak tek başına ilerleme anlamına gelmiyor; ürünün mağazada nasıl göründüğü ve mevcut alanla nasıl bütünleştiği de önem taşıyor.

Bu döngünün hoşuma giden tarafı, oyuncuyu yalnızca biriktirmeye değil, düzenlemeye de yöneltmesi. Birçok yönetim oyununda kaynak toplamak başlı başına hedef hâline gelebilir. Burada ise raflar ve mağaza alanı, elde edilen şeylerin anlam kazanmasını sağlıyor. Bu, görsel düzeni önemseyen oyuncular için beklenenden daha tatmin edici olabilir.

Benim kullandığım pratik yöntem, her alışverişten önce mağazada gerçekten ihtiyaç duyulan bölümü belirlemekti. Eğer bir alan zaten yeterince dolu görünüyorsa, aynı türde bir ekleme yapmak yerine daha boş kalan bölümü değerlendirmek daha dengeli bir sonuç veriyor. Bu yaklaşım, oyunun size açıkça söylemediği ama üç boyutlu düzen sayesinde fark edebileceğiniz bir karar katmanı oluşturuyor.

Bir diğer önemli tercih, büyümeyi yalnızca hız üzerinden değerlendirmemek. Daha büyük veya daha dolu bir market ilk bakışta her zaman daha iyi görünebilir; fakat düzen bozulduğunda mağazanın okunabilirliği azalabilir. Ben önce mevcut alanı anlaşılır tutup, ardından genişlemeyi düşünmeyi daha doğru buldum. Özellikle oyuna yeni başlayanlar için bu sıra, gereksiz satın alma baskısını azaltabilir.

Ücretsiz oynanabilmesi, deneme açısından rahatlık sağlıyor. Oyuncu, temel döngünün kendisine uyup uymadığını ödeme yapmadan görebiliyor. Buna karşılık, oyun içi öğe fiyatlarının ₺114,99’dan başlayıp ₺849,99’a kadar çıkması, hızlandırılmış ilerleme konusunda dikkatli olmayı gerektiriyor. Benim gözümde en sağlıklı yaklaşım, önce sabırlı oynanışın yeterli olup olmadığını anlamak; satın almayı ancak oyunun günlük rutininize gerçekten uyduğundan emin olduktan sonra düşünmek.

Alternatif yönetim oyunlarından ayrıldığı nokta

Telefonlardaki işletme oyunları kabaca iki tarafa ayrılıyor: Bir yanda tablolar, kaynak dengesi ve uzun vadeli planlamaya yüklenen simülasyonlar; diğer yanda hızlı ödül döngüleriyle oyuncuyu sık sık yeni göreve çağıran daha hareketli oyunlar var. Bu yapımın çekiciliği, bu iki uçtan ziyade market alanını görerek düzenleme hissinde. Dolayısıyla daha ayrıntılı ekonomi arayan bir oyuncuya göre hafif kalabilir; yalnızca ekrana dokunup ödül toplamaktan hoşlanmayanlara ise mekânsal bir uğraş sunabilir.

Karşılaştırırken önemli olan, “daha kapsamlı mı?” sorusundan önce “hangi tür kararları vermek istiyorum?” diye düşünmek. Burada ürün seçimi ve raf yerleşimi görünür hedefler; derin işletme tabloları arayan biri başka bir simülasyonda daha fazla karşılık bulabilir. Buna karşılık, telefon ekranında mağazanın görüntüsünü adım adım değiştirmek size yetiyorsa, ağır sistemlerin yükü olmadan bu fikri deneyebilirsiniz.

Bu fark, oyunu her yönetim oyununun yerine geçecek bir seçenek yapmıyor. Ben onu daha çok küçük ölçekli, görsel bir market düzenleme deneyimi olarak konumlandırıyorum. Büyük planlar, karmaşık rekabet ya da uzun bir anlatı beklemeden açıldığında, kendi hedefini daha net gösteriyor; beklentiyi aşırı büyütmek ise sade yapısını eksiklik gibi hissettirebilir.

Günlük kullanımda kimlere iyi eşlik eder?

Bu oyunu özellikle kısa ve sakin oyun seanslarını sevenlere önerebilirim. Diyelim ki gün içinde toplu taşımada veya bir bekleme sırasında birkaç dakikanız var. Marketi açıp rafların durumuna bakabilir, ihtiyaç duyduğunuz ürünleri seçebilir ve mağazanın düzenini toparlayabilirsiniz. Böyle bir senaryoda oyunun sade amacı ve yumuşak temposu avantaj hâline geliyor; çünkü kaldığınız yeri hatırlamak için uzun bir hikâyeye ihtiyaç duymuyorsunuz.

Üç boyutlu alanları düzenlemekten hoşlanan oyuncular da burada kendine özgü bir keyif bulabilir. Bu, yalnızca sayıları artırmaya odaklanan bir işletme simülasyonu değil; mağazanın nasıl göründüğü de deneyimin bir parçası. Rafları gelişigüzel doldurmak yerine daha dengeli bir yerleşim düşünmek, oyunun temel görevlerine kişisel bir dokunuş katıyor.

Öte yandan, ayrıntılı finans tabloları, çalışan yönetimi, yoğun müşteri davranışları veya derin ekonomik planlama arayanlar için beklenti ayarı yapmak gerekir. My Supermarket: Store Manager’ın cazibesi, büyük bir işletme simülasyonunun bütün katmanlarını sunmasından değil, market kurma fikrini daha basit ve görsel bir döngüye indirmesinden geliyor. Daha kapsamlı yönetim isteyen biri için masaüstü veya mobildeki ağır simülasyonlar daha uygun olabilir.

Benzer şekilde, hikâye ve karakter ilişkileri arayan rol yapma oyunu hayranları da burada aradığını bulamayabilir. Oyunun rol yapma kimliği, mağazanın gelişimini sahiplenme ve işletme kararları verme tarafında hissediliyor. Eğer sizin için rol yapma demek güçlü bir anlatı, karakter gelişimi ve seçimlerin hikâyeyi değiştirmesi demekse, bu oyunu o beklentiyle açmamanız daha iyi olur.

Teknik eşik ve sürüm tercihi

Oyunun minimum Android gereksinimi 8.0 olduğu için çok eski cihazlara sahip kullanıcıların kurulumdan önce işletim sistemi uyumluluğunu kontrol etmesi gerekir. Bu ayrıntı, özellikle uzun süredir güncellenmeyen telefonlarda önem kazanıyor. Daha yeni bir cihazda üç boyutlu market alanını daha rahat deneyimleme ihtimali yüksek olsa da, cihazın genel performansı ve boş depolama alanı da günlük kullanım rahatlığını etkileyebilir.

Mevcut sürüm 1.0.2. Ben bu sürümü değerlendirirken, oyunu bir süredir olgunlaşmış dev bir yönetim deneyimi gibi değil, temel fikrini net biçimde sunan bir yapım olarak ele alıyorum. Erken aşamadaki bir oyunda olduğu gibi, oyuncunun beklentisini başlangıçtaki market döngüsüne göre kurması daha sağlıklı. Büyük ve sürekli değişen bir içerik yapısı beklemek yerine, mevcut mağaza kurma fikrinin size yetip yetmediğine odaklanın.

Geliştirici XGame Global’in seçtiği yön, erişilebilirlik ile görsel işletme hissini bir araya getirmek. Bu tercih, oyunun kimliğini belirliyor: karmaşık bir yönetim panelinden çok, gözünüzün önünde şekillenen bir market. Ben bu kimliği tutarlı buluyorum; fakat tutarlılık, kapsamın geniş olduğu anlamına gelmiyor. Oyundan alacağınız keyif, küçük düzenleme kararlarını anlamlı bulup bulmadığınıza bağlı.

Atmosferin güçlü yanı ve sınırları

My Supermarket: Store Manager’ın atmosferi, marketin büyümesini izleme duygusundan doğuyor. Üç boyutlu görünüm, rafları ve ürünleri soyut kutular olmaktan çıkarıyor; ses ve sakin tempo da bu mekân hissini destekliyor. Benim için oyunun en iyi anları, büyük bir ödül ekranından çok, mağazanın önceki hâline göre daha düzenli ve dolu görünmeye başladığı anlardı.

Bu atmosfer aynı zamanda oyunun sınırını da gösteriyor. Deneyimin merkezinde market var; dolayısıyla bu fikre ilgi duymayan oyuncuyu taşıyacak güçlü bir yan tema bulunmayabilir. Sürekli yenilik, yüksek risk veya dramatik olay arayanlar kısa sürede rutini fark edebilir. Ben oyunu, her gün uzun saatler oynanacak tek oyun olarak değil, arada dönülen rahatlatıcı bir yönetim molası olarak görüyorum.

Satın alma seçenekleri de atmosferin doğal akışını etkileyebilecek bir konu. Ücretsiz başlamak güzel, ancak yüksek fiyatlı öğelerle karşılaşmak bazı oyuncularda ilerleme baskısı yaratabilir. Benim önerim, mağazanın düzenini ve temel döngüyü önce sabırla denemek. Bir satın alma, yalnızca beklemeyi azaltıyorsa, bunun oyunu sizin için gerçekten daha eğlenceli yapıp yapmadığını sorgulamak önemli.

Son kararım şu: Bu oyun, market işletme fikrini sade, görsel ve sakin bir biçimde deneyimlemek isteyenlere hitap ediyor. Raf düzenini önemseyen, kısa seanslarda ilerleme görmek isteyen ve ücretsiz başlayarak kendi temposunu bulmayı tercih eden biriyseniz, denemeye değer. Buna karşılık derin ekonomi, yoğun rekabet veya güçlü hikâye arıyorsanız, başka bir yönetim ya da rol yapma oyunu daha doğru seçim olabilir.

Benim için oyunun asıl başarısı, küçük market kararlarını gözle görülür bir gelişim hissine dönüştürmesi. Herkese hitap eden kapsamlı bir simülasyon değil; fakat kendi ölçeğini bilen, atmosferini mekanikleriyle uyumlu tutan ve kısa oyun anlarına iyi eşlik eden bir deneyim. 4,5 ortalama puan ve 50 binden fazla kurulum, bu fikrin ilgi çektiğini gösteriyor; yine de seçim yaparken puandan çok kendi beklentinizi ölçmenizi öneririm. Ücretsiz başlangıç, bunu anlamak için yeterli bir fırsat sunuyor.

Sıkça Sorulan Sorular

My Supermarket: Store Manager nasıl bir oyundur?

My Supermarket: Store Manager, kendi marketinizi kurup yönettiğiniz bir simülasyon oyunudur. Oyuna küçük bir mağazayla başlayarak rafları düzenler, ürün stoklarını takip eder, müşterilerin ihtiyaçlarını karşılar ve kazandığınız parayla işletmenizi büyütürsünüz. Oynanış; dekorasyon, satış, personel ve günlük market yönetimi gibi farklı görevleri bir araya getirerek özellikle tycoon ve işletme simülasyonu sevenlere hitap eder.


My Supermarket: Store Manager internetsiz oynanabilir mi?

Oyunun temel bölümleri bazı durumlarda internet bağlantısı olmadan oynanabilse de tüm özelliklerin çevrimdışı çalışacağı garanti değildir. Reklam izleyerek ödül kazanma, uygulama içi satın alma, bulut kayıtları veya güncellemeler için internet bağlantısı gerekebilir. Bu nedenle oyunu ilk kez açarken ve ilerlemenizi senkronize ederken bağlantınızın açık olması önerilir. Çevrimdışı oynama desteği cihaz ve sürüme göre değişebilir.


Oyunda uygulama içi satın alma veya reklam bulunuyor mu?

My Supermarket: Store Manager, ücretsiz indirilebilen mobil oyunlar arasında yer alıyorsa gelir modelini genellikle reklamlar ve isteğe bağlı uygulama içi satın almalarla destekler. Reklamlar, ekstra para veya hızlandırma gibi ödüller sunabilir; satın almalar ise ilerlemeyi kolaylaştıran kaynaklar sağlayabilir. Harcama yapmak zorunlu değildir, ancak daha hızlı gelişmek isteyen oyuncular için bazı seçenekler sunulabilir. İndirmeden önce mağaza sayfasındaki güncel bilgileri kontrol etmelisiniz.


My Supermarket: Store Manager çocuklar için uygun mudur?

Oyunun market işletme ve kaynak yönetimi üzerine kurulması, genel olarak şiddet içermeyen ve kolay anlaşılır bir deneyim sunmasını sağlar. Bununla birlikte reklamlar, uygulama içi satın almalar ve çevrim içi özellikler nedeniyle çocukların oyunu kullanırken ebeveyn gözetimi faydalıdır. Satın alma işlemlerini sınırlandırmak ve cihazdaki ödeme doğrulamasını etkinleştirmek, yanlışlıkla harcama yapılmasını önlemeye yardımcı olur. Yaş derecelendirmesini indirme öncesinde kontrol etmeniz gerekir.


My Supermarket: Store Manager hangi cihazlarda çalışır ve ilerleme kaydı nasıl korunur?

My Supermarket: Store Manager, Android ve iOS cihazlarda oynanabilen bir mobil oyun olarak tasarlanmıştır; ancak gereken işletim sistemi sürümü, depolama alanı ve performans cihaz modeline göre değişebilir. Oyunu yüklemeden önce mağaza sayfasındaki sistem gereksinimlerini incelemeniz önemlidir. İlerleme kaydının korunması için oyunun hesap, bulut kayıt veya cihaz yedekleme seçeneklerini destekleyip desteklemediğini kontrol edin; uygulamayı silmeden önce hesabınızı bağlamanız güvenli olur.

Reklamlar

XGame Global tarafından yayımlanan diğer içerikler

My Supermarket: Store Manager için alternatifler

Üçüncü taraf mobil uygulamalar hakkında yalnızca referans amacıyla bağımsız bilgiler sunuyoruz. Bu site, adı geçen uygulamaların sahibi değildir ve bunları dağıtmaz. Tüm ticari markalar ilgili sahiplerinin mülkiyetinde kalır. Görüntülenen geliştirici iletişim bilgileri ve politikaları, resmî geliştiriciye aittir. Destek veya veri konularında xgamestudioglobal@gmail.com, https://xgameglobal.space ya da https://xgameglobal.space/policy üzerinden iletişime geçin.